Türkiye, ICAO Denetiminde Yüzde 90 Başarı Seviyesini Aştı

ICAO'nun USOAP CMA programı kapsamında gerçekleştirilen Yerinde Doğrulama Misyonu'nun sonuçları açıklandı. Türkiye, denetlenen temel operasyonel ve yasal başlıklarda uluslararası ortalamaların üzerine çıktı.
Türkiye, ICAO denetimi sürecinde önemli bir eşiği geride bıraktı. Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı’nın (ICAO) Evrensel Gözetim Denetim Programı Sürekli İzleme Yaklaşımı (USOAP CMA) kapsamında yürütülen Yerinde Doğrulama Misyonu’nun (ICVM) sonuçlarına göre Türkiye, temel operasyonel ve yasal alanlarda uluslararası ortalamaların üzerinde performans gösterdi.
16-22 Eylül’de Dört Temel Alan Yeniden Değerlendirildi

16-22 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen incelemelerde dört temel başlık yeniden değerlendirmeye alındı:
- LEG (Mevzuat): Sivil havacılığa ilişkin yasal düzenlemelerin uluslararası standartlarla uyumu
- ORG (Organizasyon): Denetim otoritelerinin kurumsal yapısı ve işleyişi
- OPS (Uçuş Operasyonları): Uçuş faaliyetlerinin gözetimi ve operasyonel standartlar
- AIR (Uçuşa Elverişlilik): Hava araçlarının teknik uygunluğuna ilişkin süreçler
ICAO Denetiminde Türkiye’nin EI Skoru Bölge Ortalamasını Geride Bıraktı
Değerlendirme sonucunda Türkiye’nin Etkin Uygulama (EI) skoru, söz konusu dört alanın tamamında ICAO EUR/NAT (Avrupa ve Kuzey Atlantik) bölge ortalamasını aştı. LEG, OPS ve AIR başlıklarında ise yüzde 90 seviyesinin üzerine ulaşıldı.
EI skoru, bir ülkenin sivil havacılık güvenliği gözetim sisteminin ICAO standartlarını ne ölçüde etkin uyguladığını gösteren temel performans göstergesi olarak kabul ediliyor.
Dijital Altyapı ve Kurumsal Dönüşüm Skora Doğrudan Katkı Sağladı
22 Eylül 2026’da gerçekleştirilen kapanış toplantısında paylaşılan verilere göre, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı koordinasyonunda hayata geçirilen dijital altyapı ve kurumsal dönüşüm adımları sonuçlara doğrudan yansıdı.
Süreçlerin uçtan uca dijital takibine imkân veren KDM-ORG ve KDM-ERP sistemlerinin; veri ve kanıt yönetiminin yanı sıra denetim ve raporlama kabiliyetlerini güçlendirdiği kaydedildi.
Yetkililer, ulaşılan seviyenin, riskleri önceden tespit eden veri odaklı yeni nesil denetim modeline geçiş açısından önemli bir eşik olduğunu vurguladı. Türkiye’nin uluslararası standartlara uyum ve kapasite artırma çalışmalarını sürdüreceği bildirildi.